DÜNYANIN YEDİ HARİKASI
30.11.2009 | Kategori: HIKAYELER |
![]()
Bir grup öğrenciden dünyanın yedi harikasının neler olduğunu düşündükleri konusunda bir liste yapmaları istenir... Aralarında anlaşmazlıklar çıkmasına rağmen en fazla oyu şunlar alır: Mısır’ın Piramitleri, Tac Mahal, Büyük Kanyon, Panama Kanalı, Empire State Binası, St. Peter Bazilikası, Çin Seddi...
Öğretmen sessizce duran bir kız öğrencisinin henüz kağıdını vermemiş olduğunu fark eder... Sonra öğrencisine kendi hazırladığı liste ile ilgili bir problem olup olmadığını sorar... Öğrenci, “O kadar çok şey var ki, bir türlü karar veremiyorum” der... Öğretmen, “Peki söyle bakalım senin listende neler var, belki biz sana yardımcı olabiliriz” deyince, kız öğrenci önce duraksar ve sonra okumaya başlar: “Bence dünyanın yedi harikası; GÖRMEK, DUYMAK, DOKUNMAK, TATMAK, HİSSETMEK, GÜLMEKve SEVMEK!”
Bu sıralamadan sonra yapılan ikinci oylamada dünyasının yedi harikası, bu kız öğrencinin saydıkları seçilir..
|1/20|Sonraki Sayfa ->
SEVGİYİ GÖSTERMENİN 5 KURALI
29.11.2009 | Kategori: REHBERLIK |
![]()
Çocuk, yaptığı her doğru şey için övülmeli. Günde en az iki övgü, iyi bir hedeftir.
Çocuğa günde en azından beş dakika, nitelikli beraberlik için ayrılmalı ve bu bir öncelik haline getirilmeli.
Düşünülerek seçilmiş ve ''seni seviyorum, bu yüzden senin için özel bir armağan aldım'' gibi onaylayıcı ifadelerle verilen periyodik armağanlar bir çocuğun sevgi gereksinimini karşılamaya yardımcı olur.
Çocuğa sürekli olarak hizmet davranışlarında bulunulmasına rağmen, belirli aralıklarla çocuk için özellikle anlamlı olan bir iş yapılmalı. Büyükler için çekici olmayan, fakat çocuk açısından çok önemli olan bir iş ele alınmalı.
Kucaklama, öpme ve dokunma çocuğun sevgi deposu için önemlidir. Her çocuğun yaş, huy, sevgi dili konuları göz önüne alınmalı ve bu konuda eşsiz bir yaklaşım belirlenmeli.
minik eller com
|1/20|Sonraki Sayfa ->
“ HER ÇOCUK AYRI BİR DÜNYADIR.”
28.11.2009 | Kategori: REHBERLIK |
![]()
Günümüzde çocukların öğütten çok, örneğe ihtiyacı var ;bu yüzden evlatlarımızı yetiştirirken kendi hayatımıza da azami derecede dikkat etmemiz gerekiyor.”Çocuklar donmamış beton gibidirler ; üzerlerine ne düşerse iz yapar” bu nedenle çocukların özellikle aldığı ilk izlenimler bütün ömrünce sürer.
Göz bebeklerimizi yetiştirirken de ilk olarak işe onları çok iyi tanıyarak başlamalıyız. Sahip olduğumuz değerlerimizin taşıyıcıları çocuklarımızdır,çocuklarımızın sahip oldukları bütün özellikler ve ihtiyaçlar ortak ve ayrı yönleriyle keşfedilmeli ve bunlar bütüncül olarak değerlendirilip yetiştirilmelerinde göz önünde bulundurulmalıdır.
Ailerehberim.com
|1/20|Sonraki Sayfa ->
AİLELERE
27.11.2009 | Kategori: REHBERLIK |
![]()
- Çocuğunuzu eğitirken kararlı ve adil davranın. Çocuklar sorumluluk kazanmak ve bağımsız olabilmek için makul bir disiplin anlayışına gereksinim duyarlar.
- Çocuğunuza evde sorumluluk üstlenmesini öğretin. Ev ortamında görevler vererek özdenetimini geliştirmesine yardım ederseniz, onu okul yıllarına da hazırlamış olursunuz.
- Çocuğunuzla okulu hakkında konuşun, okulda gerçekleştirilen etkinliklerle ilgilendiğinizi belli edin. Onu dinleyin.
- Tüm aile bireylerinin katılabileceği, öğrenmeyi özendiren etkinlikler düzenleyin, örneğin müze ve tarihi kalıntıları ziyaret etmek gibi.
- Öğrenmenin önemli olduğunu düşündüğünüzü ona belirtin.
- Başarılar için olanak yaratın. Kendilerini yetkin hisseden çocuklar yeni bilgilere hevesle yönelirler.
- Çocuğunuza yapmaktan hoşlandığı ve başarılı olduğu etkinlikleri belirlemesi için yardımcı olun.
- Çocuğunuza yardımcı olurken ödül ve yaptırımları dengeleyin. Sürekli yaptırım uygulamak onu bezdirebilir. Ailenin yüksek başarı beklentisi ve tembel, sorumsuz gibi olumsuz sıfatlarla çocuğu etiketlemesi onun kendine duyduğu güveni zayıflatır.
- Öğrencinin çabasını ve üretkenliğini ödüllendirin. Ancak unutmayın ödüllendirmek ona her zaman para vermek ve ayrıcalık tanımak değildir. Çocuğunuza sadece onunla gurur duyduğunuzu söylemek veya onun başarmak için sarf ettiği gücü fark ettiğinizi belirtmek yeterlidir.
- Evinizin sakin bir köşesini çocuğunuzun ödev yaparken gerekebilecek malzemeleri kolayca bulabileceği bir çalışma alanı olarak düzenlemesi için ona yardım edin. Günlük ödev yapma saatini belirleyin. Bu saat süresince diğer faaliyetler durmalıdır. Aşırı televizyon izleme, bilgisayar ve video oyunlarıyla ilgilenme gibi öğrenmeyi etkileyen etkinliklerin süresini kısıtlayın.
- Öğrenme güçlükleri, dikkat eksikliği gibi akademik başarıyı etkileyen konularda okuldaki öğretmen ve psikolojik danışmanların çocuğunuzla ilgili kuşku ve uyarılarına önem verin. Gerekli durumlarda uzmanlara başvurun.
- Yaz tatilini, çocuğunuzun okulda neden zorlandığını belirledikten sonra uygun çalışma programıyla başarıyı yakalaması için bir fırsat dönemi olarak değerlendirin.
|1/20|Sonraki Sayfa ->
DENGELİ BESLEN
26.11.2009 | Kategori: SIIR |
Öğretmenim anlattı
Her gün farklı yemeyi
Tatlı, tuzlu demeden
Her gıdadan yemeyi
Ispanak demir yaparmış
Havuçla beslenirmiş gözlerim
Eğer süt içmezsem
Kısa kalırmış kemiklerim
Boyum uzasın diye süt içmeliyim
Annem ne verirse hemen
Hapur hupur yemeliyim
Büyüyünce bende
Çocuklarıma bu şiiri söyleyeceğim.
Dengeli beslenin
Çabuk büyüyün diyeceğim.
Emine ÇELİK
|1/20|Sonraki Sayfa ->
GERÇEK DOSTLUK
25.11.2009 | Kategori: HIKAYELER |
Mevlana ve bir öğrencisi, dostluğun ve arkadaşlığın konu edildiği bir söyleşiden çıkmışlar, yolda birlikte yürüyorlardı. Biraz ileride yolun kenarında, iki köpeğin koyun koyuna sokulmuşlar, birlikte uyumakta olduklarını gördüler. Öğrencisi, biraz önceki söyleşinin de etkisi altında kalarak, bu görüntü karşısında çok duygulandı ve bu duygusunu Mevlana ile paylaşmak istedi: .
"Efendim şu manzaraya bakın" dedi. "Ne denli yüce bir ders alınacak dostluk örneği, değil mi?"
Mevlana, öğrencisinin bu heyecanı karşısında hafifçe gülümsedi ve kişisel çıkarların nice dostlukları yakıp kül ettiğini anımsattıktan sonra ona, unutamayacağı bir ders verdi:
"Evlat, sen onların arasına bir kemik atıver de, bak o zaman gör dostluklarını" dedi.
"Bir dostluk, kişisel çıkar karşısında unutulmayacak denli sağlamsa, ancak o durumda bir değer ifade eder ve ancak o zaman onun adına gerçek dostluk denilir."
|1/20|Sonraki Sayfa ->
