ADINA DOST DERLER......
4.11.2009 | Kategori: REHBERLIK |
Hani vardır ya her yerde, hissetmek istersin onun varlığını...
Hani hep yanı başınızdaymış sanırsın; ismini söylersin dalgınlıkla, her an berabersinizdir...
Yanında olduğunu unutuverirsin bir andan sonra ... Ama üzüldüğünde o sımsıcacık kollarını açar sana, sarılırsın, ağlarsın omzunda doya doya...
Senin sorununu kendi sorunu gibi benimser, bir kolun bir bacağın olur adeta ayrılmak istesen de koparıp atamazsın...
Bir türlü sevindiğinde ise senden fazla mutluluk duyar...
O senin için farklıdır bütün insanlardan, tabii sende onun için...
Aranızdaki sevginin bitmesine izin vermezsiniz, kimse bozamaz aranızı, kimse araya girmeye dahi cesaret edemez...
Ne zaman yardıma, ne zaman insana, ne zaman dosta ihtiyacınız olsa hep yanınızda bulursunuz...
Beraber gülüp, beraber ağlarsınız...
İşte; bunun adına DOST derler...
Yorum ( 0 ) Yorum yaz! Kalici Baglanti
BİLGİSAYARIN KARŞISINDA İKEN
3.11.2009 | Kategori: REHBERLIK |
• Masa yüksekliği 65-70 cm.
• Yüksekliği ayarlanabilir, sırtı bele uygun ve esnek bir ergonomik koltuk
• Omuzlar rahat bırakılmış
• Dik oturulmuş ve sırt desteklenmiş
• Kollar yatay veya biraz yukarıda
• Dirsek ve eller düz bir çizgide
• Bacakların üst kısmı yatay
• Dizler 90 veya 110 derece açıda olmalı
• Gözlerimizin sağlığı için
• Bilgisayar kullanmadan önce bir göz muayenesinden geçmeli, görme bozukluğu varsa mutlaka düzeltilmeli
• Ekrandan 45-75 cm. uzakta oturmalı
• Ekranın üst kenarı ile göz hizasının aynı seviyede olmasına dikkat etmeli
• Kağıt tutucu kullanıyorsak bunu ekranla aynı hizada tutmalı
• Odanın loş ışıklı, aydınlatma 30-50 mumluk ve indirekt olmalı
• Işık ekrana dik açıyla gelmemeli
• Işık yansıma ve parlamaları önlemeli
• 15-20 dakikada bir kısa süre gözleri uzağa odaklayarak göz kaslarının dinlenmesi sağlanmalı.
Kaynak: http://www.kultur.k12.tr/kkbin/index.htm
Yorum ( 0 ) Yorum yaz! Kalici Baglanti
SAHİP OLDUKLARININ DEĞERİNİ BİLMEK
2.11.2009 | Kategori: HIKAYELER |
![]()
Yırtık pırtık paltolar giymiş iki çocuk kapımı çaldılar.
“Eski gazeteniz var mı, bayan?” Çok işim vardı. Önce hayır demek istedim, ama ayaklarına gözüm ilişince sustum. İkisinin de ayaklarında eski sandaletler vardı ve ayakları su içindeydi. “İçeri girin de, size kakao yapayım” dedim. Hiç konuşmuyorlardı. Islak ayakkabıları halıda iz bırakmıştı. Kakaonun yanında reçel ekmek de hazırladım onlara, belki dışarıdaki soğuğu unutturabilir, azıcık da olsa ısıtabilirdim minikleri.
Onlar şöminenin önünde karınlarını doyururken ben de mutfağa döndüm ve yarıda bıraktığım işlerimi yapmaya koyuldum. Fakat oturma odasındaki sessizlik dikkatimi çekti bir an ve başımı uzattım içeriye. Küçük kız elindeki boş fincana bakıyordu. Erkek çocuğu bana döndü ve “Bayan, siz zengin misiniz?” diye sordu.
“Zengin mi?Yo hayır!” diye yanıtlarken çocuğu, gözlerim bir an yağımdaki eski terliklere kaydı. Kız elindeki fincanı tabağına dikkatle yerleştirdi ve “Sizin fincanlarınız ve fincan tabaklarınız takım” dedi. Sesindeki açlık, karın açlığına benzemiyordu. Sonra gazetelerini alıp çıktılar dışarıdaki soğuğa. Teşekkür bile etmemişlerdi, ama buna gerek yoktu. Teşekkür etmekten daha öte bir şey yapmışlardı. Düz mavi fincanlarım ve fincan tabaklarım takımdı. Pişirdiğim
patateslerin tadına baktım. Sıcacıktı patatesler, başımızı sokacak bir evimiz vardı. Bir eşim vardı ve eşimin de bir işi. Bunlar da fincanlarım ve fincan tabaklarım gibi bir uyum içindeydi. Sandalyeleri şöminenin önünden kaldırıp, yerlerine yerleştirdim. Çocukların sandaletlerinin çamur izleri halının üzerindeydi hala. Silmedim ayak izlerini. Silmeyeceğim de. Olur ya unutuveririm ne denli zengin olduğumu.
Y
Yorum ( 0 ) Yorum yaz! Kalici Baglanti
SEVGİ DERSİ
1.11.2009 | Kategori: HIKAYELER |
Küçük oğlumuz annesine geldi ve ona elindeki kağıdı uzattı.Annesi ellerini kuruladıktan sonra kağıdı okumaya başladı.
![]()
Çimleri biçtiğim için 5 dolar,bu hafta odamı temizlediğim için 1 dolar,alışverişe gittiğim için 50 sent,küçük kardeşime baktığım için 25 sent,çöpü döktüğüm için 1 dolar,iyi bir karne getirdiğim için 5 dolar,bahçeyi temizlediğim için 2 dolar toplam borç:14 dolar 75 sent
Annesi umutla kendisini süzen oğluna baktı.Eline bir kalem aldı,kağıdın arka yüzünü çevirdi ve şunları yazdı:
Seni dokuz ay karnımda taşıdım BEDAVA,hasta olduğunda başını bekledim,elimden geleni yaptım BEDAVA,senin için dua ettim, yıllar boyu değişik nedenlerle senin için gözyaşı döktüm BEDAVA, senin için geceler boyu kaygı duyup uykusuz kaldım BEDAVA, oyuncaklarını topladım,yemeğini hazırladım,giysilerini yıkadım,ütüledim BEDAVA
ve oğlum bunların hepsini topladığın zaman gerçek sevginin bedelinin olmadığını görürsün BEDAVADIR ÇÜNKÜ Oğlumuz annesinin yazdıklarını okuyunca gözleri doldu.Annesine baktı ve ”Anneciğim,seni seviyorum.”dedi.Sonra annesinin elinden kalemi aldı ve kağıda büyük harflerle şunları yazdı:
“HEPSİ ÖDENMİŞTİR”
Yorum ( 0 ) Yorum yaz! Kalici Baglanti
OYUN VE ÇOCUK
31.10.2009 | Kategori: REHBERLIK |
Oyun, çocuğun kendisini ifade etmesidir.
Oyun, çocuğun işidir, uyumdur ve sosyal bir kuruluştur.
Oyun, hayal ile gerçeklik arasında bir köprüdür.
Oyun, çocuğun iç dünyasının aynasıdır.
Oyun, yenilik ve değişiklik arzusuna olumlu bir cevaptır.
Oyun, çocuğun kişiliğinin gelişimini sağlayan en ideal ortamdır.
Oyun, çocuğun deney yoluyla düşünmesidir.
Oyun, çocuğu yetişkin yaşamına hazırlayan son derece önemli bir araçtır.
Oyun, çocuğun dili, oyuncaklar sözcükleridir.
Oyun, çocuğun zeka, beden ve kişilik gelişimi sağlayan bir faaliyettir.
Oyun, çocuğa içsel boşalım olanağı veren bir faaliyettir.
Oyun, geniş anlamda çocuğun kişiliğini bütünü ile etkileyen bir faaliyettir.
Yorum ( 0 ) Yorum yaz! Kalici Baglanti
YALAN NASIL ÖNLENİR?
30.10.2009 | Kategori: REHBERLIK |
1-Yetişkinler örnek olmalıdır.Eğer anne-baba başkalarına yalan söyleyecek olursa, çocuğun dürüstlüğün önemini anlaması çok güç olacaktır.Çocuklar hangi yaşta olursa olsun yaşına uygun bir dille doğruyu söylemek gerekir.
2-Aşırı tepki göstermemek gerekir.yumuşak ve hoşgörülü olmalı ve cezadan kaçınmalıdır.aşırı tepki göstermek, çocuğun sizin öfkenizden korunmak için, yalan söylemeye devam etmesine yol açar.
3-Çocuklardan başaramayacakları şeyler beklememelidir.
4-Fazla baskıdan kaçınmalı ve koyduğumuz kurallarla çocuğun yaşamını fazla sınırlamamalıyız.
5-Çocuğu yetişkinler araç olarak kullanmamalıdır.Ör; anne yada babanın çocuğa yalan söyletmesi. Annenin "bu yaptığımızı baban duymasın" demesi.
6-Gizli polis gibi çocuğu sorgulamamalı:Ör; "Doğru söylersen ceza vermeyeceğim" dedikten sonra, çocuk doğruyu söyleyince "biliyordum" diyerek tepki vermek yada dayak, çocukta yalanı pekiştirir.Çünkü çocuk doğruyu söyleyince olumsuzlukla karşılaşmaktadır.
7-Çocuğun diğer çocuklarla kıyaslanmaması gerekir.
8-Ana-baba-çocuk iletişiminin olumlu olması gerekir. Çocuk istek, sıkıntı, kaygı ve endişelerini bizimle konuşabilmelidir. Çocuğu dinlemek ve çözüm yollarını kendisinin bulmasına yardımcı olmak gerekir.
9-Yalan söylediği için çocuğu suçlamamak gerekir."Yalancı" etiketi yapıştırılmış olan bir çocuk, bu etiketin gereklerini yerine getirecektir, çünkü yaptığı işin kendini yansıttığına inanır. Bu davranışı onaylamasak bile,çocuğumuzun kişiliğini bu davranıştan ayrı tutmak gerekir.Salt kendisi olduğu için onu sevdiğinizi çocuğunuzun anlamasına yardımcı olun.
10-Doğrudan emin olmak için kontrol edin. Çocuğa "ödevin bittimi" diye sormak yerine "ödevini görmek istiyorum" deyin.Bu davranış hem kontrol edileceği için ödevini düzgün yapmasını sağlar hem de sonucundan çekindiği için yalan söylemez.
Yorum ( 0 ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

